1 Mayıs 2012 Salı

JALE KUTADGOBİLİK'İN ZEUGMA SERGİSİ

Bu sergi bir sesleniş; birlikte özen gösterelim, birlikte sahip çıkalım, birlikte koruyalım diye bir çığlık…” “ Büyük İskender’in Pers seferine giderken Fırat’ı geçtiği yerdir Zeugma. Bir köprüdür. Efsaneleri, cesur askerleri, güzel kadınları ve dört farklı medeniyeti içinde barındıran ve hazin bir sonla sular altında kalan nefes kesici güzelliği ile küçük ama ihtişamlı bir şehir. Şehrin büyülü öyküsünü ise, yüzlerce yıllık medeniyetlerden geriye kalan muhteşem mozaik taşları anlatıyor… Bir opera sanatçısı olarak yıllardır farklı çağların ve kültürlerin seslerini yaşadım. Şimdi bir sanatçı ve bir kadın olarak, Tüm bu yıllarda, içimde biriktirdiklerimi, yaşamımın önemli bir parçası haline gelen resim sanatı ile harmanlıyorum. Tarihin büyüsünü, ruhunu, özünü büyük bir sabırla ve aşkla tuvallere taşıyorum. Zeugma sergisi ile fresklere nefes vermek, geçmişe bir köprü kurmak ve bu köprüden geçen insaları o günlere taşımak istiyorum… Resimlere göstereceğiniz ilgi, Zeugma’ya göstereceğiniz hassasiyettir. Herkese en içten teşekkürlerimi sunarım. Zeugma’yı yaşatmak adına kuracağımız köprüden binlerce insanın geçmesi dileklerimle…” Jale KUDATGOBİLİK MÖ 400 – MS 256 yılları arasında Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer alan verimli topraklar üzerinde kurulan kentlerden biri olan Zeugma Antik Kenti, bugün Birecik Barajı’nın suları altında kaldı. Kelime anlamı “bağ, geçit, köprü” olan Zeugma’dan kurtarma kazıları sayesinde bir kısım mozaik kurtarıldı. Bugün Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne taşınan ve ne yazık ki taşıma sürecinde bile bir kısmı yağmadan kurtarılamamış olan bu mozaikler ulusal ve uluslar arası çevrelerde büyük yankı uyandırdı. Bu sergi bize, söz konusu görkemli sanat eserleri ile ilgili olarak hala yapılacak görevlerimiz olduğunu hatırlatıyor. Jale Kudatgobilik bir opera sanatçısı olarak yıllarca sahnede yer aldı. Birçok eserde; farklı çağları, farklı karakterleri, sesleri, kültürleri, farklı sanat disiplinlerini sevdi, yaşattı, seslendirdi. Şimdi tıpkı bir mozaik sanatçısının sabrını göstererek, bu eserleri tekrar ve aslına sadık kalarak aynen yaptı. O zamanı, o anları, o aşkları, o ruhları hissetti… Bu sergi; resimleri ve tınıları ile tarihe karşı duyarlılığı ortaya koymaya çalışıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti programı içinde yer alan Zeugma-Köprü başlıklı sergide ışığın dansı altında yer alacak otuz iki resim sizleri bekliyor. Kaçırmamanız dileğimizle…
Rahmi M. Koç Müzesi - Lengerhane Sergi Salonu Hasköy Cad. No:27, 34445 İstanbul

Kaynak:Aktüel arkeoloji dergisi










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder