2 Mayıs 2012 Çarşamba

0SMANLI PADİŞAHLARI İÇKİ İÇERMİYDİ?

Tarihçilerimiz son zamanlarda Osmanlı padişahlarının içki içtiğine dair ifadelerde bulunmaktadırlar. Bu iddialarını destekleyecek hiçbir belge bulunmamasına rağmen bu konuyu kaleme almaya devam ediyorlar.
Osmanlı devletinin kurtarılabilen arşivi bir kısmı Topkapı Sarayı’nda diğer kısmı ise Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndedir. Bu arşivlerde Osmanlı padişahlarının içki içtiğine dair hiçbir nüsha bulunmamaktadır. Yoksa tarihimiz başkaları tarafından yazılmaya mı çalışılıyor? Şayet Osmanlı padişahları içki içmiş olsalardı sizce belgelenmez miydi? “Kabahatin belgesi olmaz” diyen tarihçilerimiz için belgelenmese bile bugüne kadar ortaya çıkıp belgelenmez miydi? Tabiî ki belgelenirdi.
Bazı tarihçilerimiz 2. Selim’in Kıbrıs’ı sırf üzüm bağları olduğu için fethettiğini söylüyorlar. O dönemi araştırmak gerekir. 2. Selim şaraphane bile kurdurmamış. Önceden kurulanları kendi üstüne bile yapmamış. Şayet 2. Selim içki düşkünü olsaydı bütün şaraphaneleri kendi üzerine yapmaz mıydı?
Üzgünüz ama bazı tarihçilerimiz bu konuda bilip bilmeden yanılgılara kapılıyor. Padişahın özel hayatını ve haremi kaleme alan tarihçi bile bulunmamasına rağmen kaleme sanki orada bulunmuşlar gibi kaleme alıyorlar. Osmanlı Devletinin resmî tarihçileri vakanüvisler bile harem ve padişahın özel hayatını kaleme almamışlardır. Çünkü özel hayata dâhil bile olamazlar. Hâlâ böyle bir iddialarda bulunuyorlarsa bunda şahsi bir çıkar aramamak imkânsızdır.
Sultan 2. Mahmut. Tarihçilerimiz onu “içkiye en düşkün padişah” olarak nitelendiriyor. Osmanlı Devleti’nin o dönemde böyle bir bilgi için ne bir belge nede bir kaynak mevcut değildir. Peki, neden böyle bir iftira attılar. Yeniçeri ocağı’nın bozulmasıyla sonradan mensup olan sapkın itikattaki insanların Osmanlı Devleti’ni lekelemek için yaktıklarından biri de budur. İftira atmak. Sultan 2. Mahmud’a “gâvur padişah” dahi demişlerdi. Fakat bilinmesi gerekir ki 2. Mahmud dinine son derece düşkün bir padişahtır. Sultanın hatt-ı hümâyûnlarında1 bu açıkça yazmaktadır.
-->Sultan 2. Abdulhamit. Ona ise “Kızıl Sultan” diyorlar. Bu iftira ile yetinilmeyip ailesine bile birçok iftira atılmıştır. Ve ayrıca içki içiyor iddiasında dikkat çekmiyor değil. Sultan 2.Apdulhamit tahttan ittihatçılar tarafından indirildikten sonra hapis muamelesi görürken yiyecekleri didik didik inceleniyordu. Nasıl olurda içki içmesi söz konusu olur. Sultanın 1912 doğumlu bir torunu ise padişahın içki içtiğini ifade ediyor. Peki bunu ifade ederken yaklaşık 5 yaşında olup ta nasıl olurda 5 yaşındaki bir çocuğun ifadeleri dikkate alınır. En önemlisi ittihatçılar Sultan 2. Apdulhamit için ellerinden gelen kötülüğü fesatlığı ve iftirayı atmışlardır. Eğer içki içmesi doğru olsaydı sizce ittihatçılar bunu aleyhine kullanmaz mıydı? Gazetelerde manşet olmaz mıydı?
Osmanlı Padişahlarından kesin bir bilgi olmasa bile içki içen tabiî ki olabilir. Onlarda sonuçta nefisli insanlardı fakat nefislerinin kurbanları olmak onlar için çok zordu. Nasıl ki nefis kurbanı olmaları zor ise içki içmeleri de bir o kadar zordur.
Şimdi değineceğimiz konu lale devrinde yazılan şiirleri yanlış yorumlama konusu olacaktır. Şiirlerde şarap, saki, aşk kelimeleri oldukça çok kullanılmakta ve bizim acemi edebiyatçılarımız ve tarihçilerimiz tarafından yanlış yorumlanmakta ve çarptırılmaktadır. Şu bilinmelidir ki o zamanın Türkçesi ile şimdi ki Türkçe oldukça farklı. Osmanlı zamanında şarap kelimesi bütün meşrubatlara kullanılırdı. Yani içki (içilecek meşrubat) ile aynı anlamdadır. Biz nasıl alkollü içeceklere içki diyorsak ki içkinin asıl anlamı içilecek meşrubattır. Şarapta sonradan üzümden elde edilen alkollü içeceğin adını almıştır.
Saki kelimesi ise şarap sunan adam olarak nitelendirilir. Bundan çıkarılanlar ise tabiri caiz değil ama meyhaneci anlamı önce sürülmeye çalışılıyor. Asıl anlamı ise Osmanlı’da Osmanlı şerbeti ve diğer meşrubatları sarayda ikram eden kişilere denilirdi.
Aşk Kelimesine gelecek olursak günümüzdeki gibi iki cinsiyet arasında olan sevgi yoğunluğu manasına gelmeyip Allah sevgisini sembolize etmektedir. Gelip de şiirdeki aşk kelimesinden ahlaksız manalar çıkartmak çok yanlış ve büyük bir iftiradır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder