4 Haziran 2012 Pazartesi

TÜRKLERE HACLI OYUNU

Türkler’e karşı Haçlı seferi düzenlenmesiyle ilgili o kadar çok teşebbüs olmuştur ki, bu yüzden Haçlı seferi düzenleyeceğiz diye papayı bile kandırıp, para sızdıranlar olmuştu
Vatikan arşivlerinden bazı seçme belgelerle bir sergi açıldı. Sergide bizimle ilgili belgeler de var. Zaten Vatikan arşivlerinin önemli bir kısmı Haçlı seferi teşebbüsleri ve Türkler’le ilgili değişik konulardaki belgelerden oluşur. Haçlı seferi düzenlenmesiyle ilgili o kadar çok teşebbüs olmuştur ki, bu yüzden papalığın bile kandırıldığı sahte Haçlı seferi teşebbüsleri vardır. Zinkeisen’in Osmanlı Tarihi’nde şöyle ilginç bir hikâye anlatılır.
Kudüs Hayali
İstanbul’un fethinden sonra devamlı Haçlı seferi düzenlemesiyle ilgili toplantılar yapılmış, ancak bir netice alınamamıştı. Trabzon Rum imparatoru da Haçlı seferiyle ilgili koşturup, durmuş ancak Fatih’e karşı bir sefer düzenletemeden 1458’de ölmüştü. Ağabeyinin yerine tahta çıkan David, yeteneksiz olmasına rağmen çok büyük işler yapabileceğine inanıyordu. Batıdaki Hristiyanlar da çaresizlikten, Türkler’in düşmanlarıyla Doğu’daki ittifakı çok önemli bir olay olarak görüyorlardı. Nitekim papalar Bologna Minorit tarikatından Fra Ludovico’yu vekilleri sıfatıyla Doğu’da Haçlı seferi için vaaz vermek ve Hristiyan olan ve olmayan hükümdarlarla Türkler’e karşı ittifak kurma görevi vermişlerdi.
Mantua’da Batılı hükümdarların Haçlı Seferi için bir araya geleceklerine dair haberler, İmparator David’in hayallerini olabildiğince kamçıladığından Fra Ludovico’nun işi bir hayli kolaylaştı. İmparator David, Ocak 1459’da, muhtemelen Haçlı Seferi Vaizi Fra Ludovico’nun destekleriyle Burgondiya düküne bir mektup yazarak, başta Akkoyunlul hükümdarı Uzun Hasan olmak üzere, Doğu’nun diğer beyleriyle Sultan Mehmed’e karşı yaptığı savunma ve saldırı ittifakından bahsetti. Herşey beklendiği gibi giderse Kutsal Topraklar da fethedilecek ve Burgondiya dükü, Kudüs kralı ilan edilecekti.

Benzer yazılar, daha sonra Gürcistan beyinden ve Akkoyunlu hükümdarından da geldi. Batılılar, Osmanlılar’ı aynı zamanda Avrupa’da yokettikleri takdirde, Anadolu’nun tamamını tek bir yaz mevsimi içerisinde fethedebilirlerdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun çökeceğine hiç şüphe yoktu. Mantua Konseyi’ndeki Haçlı seferi toplantısından bir netice çıkmamasına rağmen Doğu’dan gelen bu yazılar, başlangıçta Avrupa’da herkesi ümitlendirdi. Papa İkinci Pius bile Mantua Konseyi’nin bitmesinden kısa bir süre sonra Minorit Fra Ludovico yönetiminde ertesi yıl olan 1460’da, Şarklı müttefiklerin aniden Roma’ya gelen elçi heyetini törenle karşıladı ve onlarla ciddi müzakereler yaptı.
Papayı KandırdılarElçi heyeti, Trabzon’dan yola çıkarak, Macaristan’ı ve Almanya’yı geçerek, Venedik üzerinden Roma’ya gelmişti ve geçtikleri her yerde dış görünüşlerinin farklılığından dolayı dikkatleri çekmişlerdi. Yine bu elçilerden bazılarının her gün kilolarca et tükettikleri gözlerden kaçmamıştı. Kayser Frederik ve Venedik tarafından müspet bir şekilde ve büyük onurlarla karşılandıklarından, Papa İkinci Pius da bu açıdan onlardan geri kalmaması ve amaçlarını bu şekilde desteklemesi gerektiğini düşünüyordu. Elçiler, Roma’da masrafları hazineye ait olmak üzere ağırlandılar. Toplanan kardinaller nezdinde bir kez daha gönderilme amaçlarını açıkladıktan, dahası efendilerinin Sultan Mehmed’e karşı en az 120 bin kişilik savaşmaya hazır birlikler temin edecekleri vaadinde bulunduktan sonra papadan istediklerini yerine getireceğine dair söz aldılar.
Papa İkinci Pius, heyettekilere, haçlı seferinin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde hayata geçirebilmeleri için, şahsen Fransa kralı ile Burgondiya düküne gitmelerini ve onları harekete geçirmeye çalışmalarını tavsiye etti. Dolayısıyla elçi heyeti buraya yöneldi. Burgondiya dükü nezdinde misyonlarının önemi hakkında görkemli bir konuşma yaptılar, ancak sonunda boş sözlerle Roma’ya tekrar papanın yanına gönderildiler.
Roma’da bu arada hadiseler şüpheli bir hâl almaya başlamıştı. İkinci Pius’un kulağına, Şark’tan gelen bu yeni bilgilerin gerçekliğini şüpheye düşüren bazı duyumlar gelmişti. Örneğin Paris’e gitmek için yol masraflarını papadan istemiş olmaları ve geçtikleri her yerde dilenerek hiç de az olmayan miktarda para toplamaları baştan beri şüphe çekmişti. Sonunda bu elçi heyetinin, İmparator David’i kendi amaçları için suistimal eden Fra Ludovico’nun bir dolandırıcılığı olduğunu anladılar.
Elçilerin sözde efendilerinden getirdikleri yazıların da sahte olduğu ortaya çıktı ve bu durumun Ludovico’nun eseri olduğu anlaşıldı. Papa Pius, yolculukta Antakya patriği rolünü oynayan Ludovico’yu zindana attırmak istedi, ancak daha fazla karışıklığa sebep olmadan elçilerden kurtulmak için, evlerine dönmeleri için para verdi. Sahtekârlar, bir daha isimleri geçmeyecek şekilde arkalarında hiçbir iz bırakmadan cepleri dolu olarak ortadan kayboldular.

Doğu ve Batı Hükümdarları Fatih’e Karşı Birleştiler
İstanbul’un fethi ile Osmanlıların kazandığı güç, hem doğudaki hem de batıdaki hükümdarları endişeye düşürmüştü. Batı’da Türkler’e karşı papanın öncülüğünde Avrupalı hükümdarların tamamının katılacağı bir Haçlı Seferi oluşturmak amacıyla 1454’de Radasbona ve Frankfurt’ta, 1455’de de Neustadt’ta toplantılar düzenlendi. Fatih Sultan Mehmed’in 1456’da Belgrad önlerinden geri çekilmek zorunda kalması Avrupa’nın umutlarını tazeledi. Mantua’da 1459’da yeni bir konsey toplanması kararlaştırıldı.
Doğu’da Trabzon Rum İmparatoru Dördüncü Ioannes Komnenos, Osmanlılar aleyhinde oluşturulacak ittifakın liderliğini üstlenmişti. Kommenos, İsfendiyaroğulları, Karamanoğulları ve Gürcistan ile Mekril’in (Mingrelia) Hristiyan hükümdarlarıyla Fatih’e karşı ittifak yaptı. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ı kızını vererek kendi tarafına çekti. Ancak bu ittifakın meyvelerini göremeden 1458’de öldü.

Yarım Kalan Haçlı Seferleri
Hristiyan hükümdarlar, Vatikan’ın öncülüğünde asırlarca Türkler’i Avrupa’dan atmak için birleşip, Haçlı seferi düzenlemeye çalıştılar. İnebahtı Savaşı ve İkinci Viyana kuşatması sırasında Haçlı birliği de kurdular. Ancak yüzlerce defa Haçlı seferi teşebbüsü olmuş, çoğu hayata geçirilememişti.

Papalık ve Türkler
Papalık’ın Türkler’le ilgili teşebbüsleri, papadan yardım isteyen hükümdarlar, Haçlı seferi için kapı kapı gezen papalık görevlilerinin faaliyetleri hakkında çok teferruatlı bilgiler Pastor’un Papalık Tarih, Zinkeisen’in Osmanlı İmparatorluğu Tarihi ve Setton’un Papalık ve Doğu isimli eserinde bulunur. Papalığın Haçlı seferiyle ilgili teşebbüsleri o kadar çoktur ki bunları okurken insan yorulur.

Erhan AFYONCU
Bugün Gazetesi 04 Mart 2012 Pazar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder