18 Mayıs 2012 Cuma

UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE YER ALAN ESERLERİMİZ

 İşte o eserler;
1-Kapadokya, (Pers dilinde Katpatuk; “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hrıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi putperestlerin zulmünden kaçan Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.
2-Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası; Ulucami ve darüşşifa Unesco nun Türkiyeden Dünya Mirasına kabul ettiği ilk mimari yapıdır.
Selçuklu döneminde Mengüçlü Beyliğinden Ahmet Şah ve Melike Turan tarafından başkentleri Sivas, Divriği'de cami ile darüşşifa (hastane) yaptırılmıştır. Yapım tarihi 1228-1229'dur. Caminin yapımında mimar ve sanatkar olarak Ahlatlı Hürremşah ve Tiflisli Ahmet çalışmıştır.
Ahmet Şah, annesiyle camiyi yaptırıken eşi Turan Melik de camiye bitişik hastaneyi yaptırmıştır. Ulucami'nin vakfiyesi 5 Temmuz 1243 tarihini taşımaktadır. Evliya Çelebi şöyle diyor: "Üstad.., mermer, bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakş bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır..."
3-İstanbul; İstanbul'un tarihi bölgeleri 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi'ne alındı. Ancak İstanbul'a gereken ilgi gösterilmeyince, bu tarihi kendin liste dışı bırakılması gündeme geldi.
4-Hattuşaş; Hattuşaş, 28 Kasım 1986 tarihinden bu yana kültürel varlık olarak Dünya Mîras Listesi'nde yer almaktadır. Çorum'un Sungurlu ilçesinin 22 km güney doğusundaki Boğazkale ilçesinin (Boğazköy) 4 km doğusundadır. Şehrin adı Hititçede gümüş anlamına gelen "hattus"tan gelmedir.
Hattuşaş'da M.Ö. III. binden beri yerleşim görülmektedir. Bu dönemdeki yerleşmenin Büyükkale ve çevresinde olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgede büyük Hitit arşivi ortaya çıkarılmıştır.
5-Nemrut Dağı; 1987 yılında dünya miras listesine dahil olmuştur. Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos'a ait Tümülüs ve kutsal alanlar, Milli Park'ın ana özelliğini teşkil etmektedir.
Antiochos'un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia(Eskikale),Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü Milli Park içerisinde kalan kültürel değerlerdir.
6-Pamukkale; kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepedir. Türkiye'nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizli ilin'dedir.
Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir.
Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür. Tedavi amacıyla da kullanılan Pamukkale yeraltı suları (travertenler) sayesinde tarih boyunca turist çekmiştir.
7-Hierapolis; Pamukkale ile birlikte Hierapolis de dünya miras listesinde yer almaktadır. Hierapolis, (Yunanca:'kutsal şehir') Pamukkale (Denizli) yakınlarında bulunan bir antik kenttir.
Hz. İsa aleyhisselam'ın havarilerinden Aziz Filipus'un burada öldürülmesi şehre dini bir önem de kazandırmıştır. M.S. 395'te Bizans'ın, daha sonra 1210'da Anadolu Selçukluları'nın sınırları dahilinde kalmıştır.                          
8-Ksantos ve Letoon antik kentleri; 1988 yılında miras listesine girdi. Fethiye yakınlarında yer almaktadır. Letoon kentinin Zeus'tan hamile kalan Leto'nun adına kurulduğu söylenir. Kentte en eski yerleşim izleri M.Ö. 7. yüzyıla kadar gider
Ksantos kenti ise Fethiye - Kaş karayolunun 70 km.sinde bulunmaktadır. Antik Çağda Likya'ya başkentlik yapmıştır. Kentte ele geçen en eski kalıntılar M.Ö. 8. yüzyıla kadar gitmektedir.
9-Troya; 1998 yılında dünya kültür mirası listesine alındı. Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan İlyada'da bahsi geçen Troya savaşının geçtiği antik kent. Antik İda Dağı'nın (Kaz Dağı) eteklerinde, Çanakkale il sınırları içinde yer alır.
1870'lerde burada kazı yapan Alman arkeolog Heinrich Schliemann, büyük bir hazine bulmuş ve bunu ülkesine kaçırmıştı. Yakın zamana dek hazine hakkında bilgi alınamamıştır. Fakat kısa zaman önce Ruslar bu hazinenin kendilerinde olduğunu açıklamışlardı.
                                                                   Kaynak:blogcu.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder