17 Temmuz 2012 Salı

SAGALASSOS ANTİK KENTİ VE MUHTEŞEM KALINTILARI

Ağlasun İlçesini ve Sagalassos antik Kentini  görmeye sizleri çekebilecek pek çok neden bulabilirsiniz.
Ağlasun ilçesinin girişinde yemyeşil bir ova  sizleri karşılar. Sagalassos’un önündeki bu ovada kiraz, ceviz, organik sebze  ve meyveler, özellikle Yeşilbaş beldesindeki   alabalık tesisleri,  cana yakın ve  misafirperver Ağlasun halkına hayran kalırsınız. Ağaçlar arasında yer yer  görünen evler iç turizme dönük yayla turizmi kapsamında ağırlığı Antalya’dan  gelen yerli turistlerin yaz aylarını geçirdikleri mekanlar olmuştur.


Sagalassos; aşkların, ihtirasların ve imparatorların gözde şehri. Torosların  eteklerinde kurulu şehri tekrar tekrar görmek isteyeceksiniz. Bulutların  arasındaki şehirde girişte konutlar, aşağıda hamam, aşağı Agora(çarşı), seramik  üretim merkezi sizi karşılar. Daha yukarı doğru ilerledikçe sağ tarafta  tiyatro, neon kütüphanesi şehrin merkezinde yukarı agora meclis binası kilise  sol üst tarafta Heroon sizi içine çeker. Bir anda kendinizi Roma döneminde  buluverirsiniz. Yoğun kalabalık bir kült kenti Sagalassos Yukarı Agorada  hararetli siyasi konuşmalar, güçlü roma   imparatorlarının emirleri senato, ağıdan Macellumdan butiklerden  pazaryerinden sesleri duyar gibi olursunuz. Antoninler çeşmesinden su içen ve  birbirlerinin gözlerinde kaybolan aşıklar sizlere hoş bir duygu yaşatır.
Sagalassos Antik  Kenti; Burdur ili, Ağlasun ilçesi, Güneybatı Torosların güneye bakan yamaçları  üzerinde 1490-1600 metreler arasında yer alan kentin en önemli özellikleri  arasında Romanın beş önemli seramik üretim merkezlerinden biri olması da vardır.  Şehir,Romanın en iyi imparatorlarından beşincisi olan İmparator Hadrian (M.S.  2. yy.)döneminde ekonomik siyasi ve sosyal anlamda en iyi dönemini yaşamıştır.  Şehrin şehir plancılığı açısından sekillenme yöntemi ile imarı ve 1000 yıllık  seramik üretim merkezi  olma özelliği  2009 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine girmesini sağlamıştır.
1989’dan yılında  başlayan 1990 senesinde bu yana  Prof.  Dr. Marc Waelkens başkanlığında yürütülen, kazılarda pek çok yapı ve  eser ortaya çıkarılmıştır. 2007 ve 2008 yılarındaki kazılarda ortaya çıkan ve 5  metre civarında boyu olabileceği tahmin edilen İmparator Marcus Aurelius ve İmparator Hadrian’a ait heykeller, gören insanları büyülemeye  yetmektedir. Burdur Arkeoloji müzesinde turistlerin ilgisine sunulmuştur. Sagalassos, küçük Asya'da belki de  günümüze terk edildiği günden günümüze zarar görmeden  en iyi koruna gelmiş antik yerleşimlerden  biridir.
Sagalassos antik  kentinin yazılı kaynaklardan bilinen tarihi, Büyük İskender’in M.Ö. 333  yılındaki fethi ile başlar. İskender’in ölümünün ardından kent, kısa bir süre  seleflerinin idaresinde kalır. M.Ö. 281 itibariyle, Seleukoslar’ın kontrolü  altına girer. M.Ö. 188-133 yılları  arasında Attaloslar'ın Bergama Krallığı’nın parçası olur. M.Ö. 129’dan itibaren  çeşitli Roma eyaletleri içine dâhil edilen Sagalassos, son olarak M.Ö 39’da  Roma’nın Galatya eyaletinin en önemli kenti olur. M.S. 5.–7.yy'larda,  ardı ardına gelen depremler ve özellikle Arap saldırıları ile bölgenin nüfus  yitirmesine paralel olarak Sagalassos terk edilme sürecine girer.
Sagalassostan,sizi  sürükleyen şehri tekrar görmeye ve gördüklerinizi dostlarınızla paylaşmaya  yönlendiren pek çok nedeniniz olduğunun farkına varak ayrılacaksınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder