13 Ekim 2012 Cumartesi

Aşıklı Höyük İlk Köy Yerleşimi

Aşıklı Höyük, Aksaray ilinin yaklaşık 25 kilometre güneydoğusunda, Gülağaç ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. Melendiz Nehri'nin kıyısında yer alan Aşıklı Höyük, Ihlara Vadisi'nin başladığı Selime'ye yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta, 180 x 230 metre çapında ve 15 metre yüksekliğindedir.


Aşıklı Höyük ilk olarak 1963 yılında Edmund Gordon tarafından keşfedilmiştir. Aynı sene başlatılan çalışmalarda, yerleşimin tarihinin M.Ö. 8000'li yıllara dayandığı ortaya çıkarılmıştır. Bu tarihi bakımından Aşıklı Höyük, Orta Anadolu'da şimdiye kadar keşfedilen en eski yerleşim yeridir.

1980'li yılların sonunda Melendiz Nehri'nin üzerine inşaa edilmeye başlanan Mamasun Barajı yüzünden höyükte kurtarma kazılarına başlanmıştır.



Aşıklı Höyük, günümüzden 10 bin yıl öncesine uzanan Orta Anadolu’nun ve Kapadokya’nın en eski köy yerleşmesidir. Orta Anadolu’da avcı ve toplayıcı göçebelerin yerleşik hayata geçtiği bilinen ilk köydür.
--> Anadolu’nun geleneksel bitişik düzendeki dörtgen planlı kerpiç mimarisinin en eski örneği Aşıklı Höyük’te izlenir. Yerleşme düzeninin zaman içinde korunmasına özen gösterildiği ve yapılar yenilenirken fazla değişiklik yapılmadan çoğu kez olduğu gibi aynı yerde yeniden yapıldığı görülür.

Yapılar bir, iki ve seyrek olarak üç mekanlıdır. Yapıların dışarıya açılan kapıları yoktur, ancak odalar arasında geçişi sağlayan kapılar ya da küçük geçitler mevcuttur. Duvarlarda taş temel yoktur; tümüyle kerpiçtendir ve toprak sıvalıdır. Tabanlarda aynı şekilde sulandırılmış kil ile sıvanmıştır. Mekanlarda –tümünde olmamakla birlikte- ocaklar bulunur.

İLK TARIM
Araştırmalar Aşıklı halkının yerleşik hayata geçmesinin ardından tarımla uğraşmaya başladığını göstermektedir. Daha önce yabani halde toplanan tahıllar ve bitkiler, Aşıklı sakinleri tarafından ilk kez tarıma alınmıştır.



Arpa, buğday ve mercimekgillerin hem yabani hem tarıma alınmış türleri karbonlaşmış plakalar halinde kazılar sırasında bulunmuştur. Bulunan tanımlanmış türlerden bazıları şunlardır: yabani buğday, arpa ve nohut; tarıma alınmış buğday, nohut, mercimekgiller ve bezelyegiller.

İLK CERRAHİ MÜDAHALE
Aşıklı Höyük’te bulunan 2 ayrı kafatası tıp tarihi açısından önemlidir. 20-25 yaşındaki genç bir kadının kafatasında beyin ameliyatı izlerine rastlanmıştır. Bir başka kafatasında ise çene kemiğinde çok ustaca yapılmış otopsi izleri belirlenmiştir.

Tıp tarihi açısından bir ilk olan “trapanation” adı verilen beyin ameliyatı yapılmıştır. Radyoskopik ve makroskopik incelemeden sonra kafatasındaki muntazam deliğin cerrahi bir operasyon sonucu oluştuğu belirlenirken delik açıldığında kadının yaşadığını ve ameliyattan sonra bir hafta kadar daha yaşadığı anlaşılmıştır.
Anadolu’nun ilk beyin ameliyatı olarak kabul edilen genç kadının kafatası Aksaray Müzesi’nde sergilenmektedir.

İLK MADENCİLİK
Aşıklı Höyük Orta Anadolu’da bakırın işlendiği en eski yerleşim alanıdır. Aşıklı’da ele geçirilen buluntulardan burada yaşayanların bakırı sıcak ve soğukken işlemeyi keşfettikleri anlaşılmaktadır. Ölülerin bazılarının boyun ve kollarında takılar bulunmuştur ve bu takıların arasında bulunan Aşıklı Höyük Orta Anadolu’da bakırın işlendiği en eski yerleşim alanıdır. Aşıklı’da ele geçirilen buluntulardan burada yaşayanların bakırı sıcak ve soğukken işlemeyi keşfettikleri anlaşılmaktadır. Ölülerin bazılarının boyun ve kollarında takılar bulunmuştur ve bu takıların arasında bulunan doğal bakırdan yapılmış boncuklar, Aşıklı’da ilk madencilik verileri olarak önem taşırlar.

Bölgenin volkanik yapısı nedeniyle Aşıklı Höyük'te çok sayıda Obsidiyen (volkanik cam) alet bulunmuştur. Yerleşimciler, obsidiyen'den üretilen alet ve silahları Ortadoğu'daki ve Anadolu'daki diğer höyükler ile alışverişte kullanmışlardır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder