29 Kasım 2012 Perşembe

Özgürlük Anıtı ve Gerçek Hikayesi

Dünya üzerinde neredeyse bilmeyen yoktur. Anıtı gördüğümüzde de ilk akla gelen ifadeler Amerika, Amerika’nın sözde bağımsızlığı ve özgürlüğe verdiği değerdir. Sözde diyorum çünkü yaşam hakkında hiç birşey bilmesek bile hepimiz televizyon izliyoruz. Amerika’nın Afganistan, Irak gibi ülkelere yaptığı vahşete tüm dünya gibi bizler de şahit oluyoruz. Aşağıdaki yazıyı okuyunca açıkcası çok şaşırmadım. Bugün Osmanlı İmparatorluğunu da düşününce aralarındaki farkı çok şeffaf bir şekilde görebiliyorum. Osmanlı imparatorluğu ile alakalı olarak çoğu kimsenin bilmediği bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.

Meğer Amerika’nın zannedilen özgürlük Anıtı Osmanlı’nın parası ve emriyle yapılmış.
özgürlük Heykeli, ABD’nin New York şehrinde, Liberty (özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika’nın simgesi olan anıtsal heykel ve gözlem kulesidir. Dünyanın en tanınan abidelerinden biridir.Bakırdan yapılan özgürlük Tanrıçası heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100.yılı nedeniyle ABD’ye (10 yıl gecikmeli olarak) hediye edilmiştir,1884-1886yılları arasında inşa edilen heykelin yaratıcısı Frederic Bartholdi’dir. Çelik iskeleti Gustave Eiffel, kaideyi Richard Morris Hunt yapmıştır. ABD’nin NewYork şehrindeki özgürlük Adası’nda yer alır. Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir tablet tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihi) yazılıdır. Heykelin başındaki taç’ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 m, kaidesi ile beraber 93m’dir. Ziyaretciler heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı birmerdivenden çıkabilirler. Heykelin meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi birarada dolaşabilir. Heykelinbaşının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir. özgürlük Heykeli 1884 yılında Fransa’da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir. özgürlük Heykeli, 1984′ten beri UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Heykelin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris’tedir ve Atlas Okyanusu’na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştine, Pekin, Nevada, Güney Dakota, Bordeauxgibi) küçük kopyaları bulunmaktadır.


Özgürlük Anıtı’nın parasını Sultan Abdülaziz vermişti
Tüm dünyanın Amerika’ya ait olduğunu zannettiği özgürlük Anıtı’nın aslında Osmanlı’nın parasıyla ve emriyle yapıldığını biliyor muydunuz? Mısır’ın Port Said Limanı’na dikilmek üzere Fransız Heykeltraş Bartholdi’ye sipariş edilen anıtın bedeli Sultan Abdülaziz Han tarafından peşin ödenmişti. Hem de ‘elinde doğudan yükselen ışığı simgeleyen meşale ve Osmanlı Sultanı’nı simgeleyen yedi sivri uçlu tacı olsun denilerek…

MAHMUT SAMİ ŞİMŞEK
30 Kasım 1854 Sultan Abdülmecid dönemi. Mısır, Osmanlı’nın bir eyaleti. İçişlerinde bağımsız, dışişlerinde Osmanlı sultanına bağlı. Mısır Valisi Said Paşa,dünyanın en büyük kanallarından biri olan Kızıldeniz ve Akdeniz’i birbirine bağlayan Süveyş Kanalı projesini hazırlatıp onaylaması için Sultan Abdülmecid’e sunuyor. Said Paşa, tasdik gecikince projenin gerçekleşmesi için gerekli şirketin kurulmasını emrediyor. Projeyi onaylamadan vefat eden Abdülmecid Han’ın yerine geçen Sultan Abdülaziz ise denizciliğe önem verdiği için zaten başlamış olan proje için gerekli onayı ve parayı hemen veriyor. İşte o proje içinde bir de heykel bulunuyor. Doğunun, medeniyet ışığından batıyı da faydalandırdığını anlatmak üzere, elindeki meşaleyle yüzünü batıya dönecek bir heykel. O heykel yapılıyor ama konulduğu yer Mısır olmuyor. Evet tahmin ettiğiniz gibi ama önce hikayenin başına dönelim.

KANALA İNGİLİZ ENGEL
SaidPaşa’nın hazırladığı Süveş Kanalı Projesi’nin arkasında Fransa, önünde de bir engel olarak İngiltere duruyordu. Zira Akdeniz ve Hindistan’daki İngiliz hakimiyetini sona erdirebilecek bu kanal, Osmanlı’nın mali gücünün yanında denizlerdeki gücünün de artmasına sebep olacaktı. Bu yüzden İngiltere, SultanAbdülmecid Han’ı, projeyi reddetmesi için sürekli baskı altında tutuyordu. SaidPaşa, bu sebeple Sultan Abdülmecid’in tasdikini beklemedi. 30 Kasım’da Fransız mühendise gereken izni verdi. Fransız sermayesiyle kurulan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca İngiltere, Osmanlı’ya baskılarını daha da artırdı.Sultan Abdülmecid ise Said Paşa’nın projesini yıllarca bekletti. Sultan,projenin kendisine gelişinden yedi sene sonra Ihlamur Kasrı’nda veremden vefat ettiğinde proje hala onay bekliyordu. Ancak onaylanmasa da ağır aksak ilerlemeye devam ediyordu. İki sene sonra Said Paşa da aniden vefat etti.Yerine geçen İsmail Paşa ise İngiliz taraftarıydı. Fakat bu kanalın Mısır için hayati önemini fark etmekte gecikmedi ve işe dört elle sarıldı.

Sultan Abdülmecid’in vefatıyla Osmanlı tahtına geçen Sultan Abdülaziz Han’a da İngiliz baskıları devam etti. Ama İngilizlerin unuttuğu birşey vardı, Abdülaziz Han donanma ve denizciliğe çok önem veriyordu. Sultan,19 Mart 1866 prime;da yayınladığı fermanla kanala izin vererek projeyi tasdik etti.Bununla da kalmayıp, Mısır’ın kanal için yaptığı dış borçları devlet garantisi altına alarak, kanal şirketi hisselerine de bizzat kendisi oldukça yüklü paralar yatırdı. Said Paşa ile kanalın mühendisi Ferdinand de Lesseps arasında 1854 primete yapılan anlaşma maddelerinde, bir de heykel projesi vardı. Süveyş Kanalı’nın Akdeniz’e açılan sahillerinde bulunan Port Said şehri limanına dikilecek olan dev bir kadın heykeli. Bu heykel, hem Osmanlı’yı hem Mısır’ı temsil edecekti. Bu yüzden Mısır’ı temsilen firavunlar dönemi kıyafetlerini giymiş kadın heykelinin başında, 7 iklimin padişahı olan Osmanlı Sultanını temsilen 7 kıta ve 7 denizi simgeleyen 7 sivri uçlu bir taç olacaktı. Elinde de bir meşale tutacaktı. Sultan Abdülaziz Han, heykelin yüzünün batıya dönük olmasını istedi. Zira elindeki ışığı doğudan batıya götürdüğünü, ışığın, medeniyetin, uygarlığın, doğudan yükselip batıyı aydınlattığını simgelemesini istiyordu padişah. Heykelin parası da bizzat Sultan Aziz Han tarafından ödendi.Sipariş, Fransa’nın meşhur heykeltıraşlarından Frederic Auguste Bartholdi’ye verildi. Frederic Bartholdi, Fransa’daki atölyesinde çalışmalara başladı.Heykelin bakır ve çelikten oluşan iskeletini ve mühendislikle alakalı kısımlarını, Paris’teki kendi adıyla anılan kuleyi yapan Gustave Eiffel ile birlikte tamamladı. Heykele Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer’ dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik yaptı.

SaidPaşa’nın ölümünden sonra yerine vali olan İsmail Paşa, bu heykelin Müslüman Mısır halkı arasında hoşnutsuzluğa sebebiyet vereceğini söyleyerek mühendis Ferdinand de Lesseps’e, heykelin Mısır’a getirilmemesi talimatını verdi. Mühendisin, İsmail Paşa’yı ikna çalışmaları fayda vermedi. Nihayet Kasım 1854 primete yapımına başlanılan Süveyş Kanalı’nın Kasım 1869 prime da açılışı yapıldı. Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce insanın katılımıyla oldukça görkemli fakat heykelsiz bir açılış oldu. çünkü heykel Fransa’da kaldı. Bartholdi’nin bu muhteşem eseri, Fransa’daki bir depoda yapayalnız, akıbetini beklemeye başladı.

O yıllar, Amerika ile Fransa’nın dostluk yıllarıydı. Karşılıklı hediyeleşmeler sırasında Paris’te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun başkanı Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye’den, Fransız hükümetine bir teklif geldi: Amerika’ya devasa bir heykel hediye edilsin! İkna edilen Fransız hükümeti, bu heykel için Frederic Bartholdi’yi görevlendirdi. Bartholdi’nin eseri zaten hazırdı. Fransa hükümetinin istediği heykel, elindeki meşaleye kadar Mısır için hazırlanan heykele benzerlik arz ediyordu. Fransa hükümetinden gelen talimata göre heykel,sol elinde hukuku temsilen bir kitap tutacak, sağ elinde de, dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü bir meşale olacaktı. Yani neredeyse Fransa tarafından istenen heykel, Abdülaziz Han için hazırlanan heykelin aynısıydı. Sadece küçük bir iki değişikliğe ihtiyaç vardı. Bartholdi,heykelin yüzünü tamamen değiştirdi ve annesi Charlotte’nin yüzünü işledi.özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı münasebetiyle Amerika’ya 10 yıl gecikmeyle hediye edildi. Heykeltraş, heykeli 350 parçaya bölerek, İsere adındaki bir Fransız gemisiyle Amerika’ya taşıdı. Newyork limanındaki adalardan birine, daha önce görmeye geldiği özgürlük Adası’na, kaidesini Richard MorrisHunt’un hazırladığı yere, 4 ay içinde monte etti. Ve 28 Ekim 1886 da açılışını bizzat kendisi yaptı. Heykelin sol elindeki kitap üzerinde Bağımsızlık Bildirgesi’nin ve Amerika’nın kuruluşunun tarihi 4 Temmuz 1776 yazıyor. Heykel1886 dan beri de Amerika’nın Newyork adalarından birinde bulunuyor. Ve yüzü Sultan Abdülaziz Han’ın isteğinin tam aksine doğuya bakıyor.
Lakin güneş ışığı hala doğudan yükseliyor ve her sabah özgürlük Heykeli’nin yüzünde parlıyor.

Kaynak:Yazı Tamamen Alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder